egitimsen

egitimsen

 
Pandemi sürecinde Kamu Emekçilerinin Öne Çıkan Temel Taleplerinin Hayata Geçirilmesi İçin hazırlanan dilekçenin mümkün olan tüm işyerlerinde çalışanlar tarafından kurum idaresine verilmesi için Dilekçe örneği ekte sunulmuştur.
 
Dilekçelerin mümkün olan tüm işyerlerinde üyelerimiz başta olmak üzere dileyen diğer kamu emekçileri tarafından da 20 Ekim – 20 Kasım 2020 tarihleri arasında idarelere verilmesini rica ederiz.
 
Şube Yürütme Kurulu
 
.......................................................... Müdürlüğüne

Covid-19 salgını ile mücadele noktasında kamu emekçilerinin mağduriyetinin giderilmesi ve salgının yayılmasının durdurulması için keyfiyete yol açmayan, şeffaf, uygulama birliğini-bütünlüğünü sağlamaya dönük aşağıda belirtilen önlemlerin bir an önce hayata geçirilmesi oldukça önemlidir. 

Bu nedenle;

Başta anayasanın sosyal devlet ilkesinin gereği, yine 56. Maddesi ile düzenlenen sağlık hakkı, 49. Maddesi ile düzenlenen çalışma hakkı ile 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun ilgili maddeleri olmak üzere uluslararası sözleşmeler ve diğer yasal düzenlemeler kapsamında;

  1. İş yerimizde Sendika işyeri temsilcilerinin de yer aldığı İşçi Sağlığı ve Güvenliği (İSG) Kurullarının oluşturulması pandemi sürecinde oldukça önemli bir noktada durmaktadır. Oluşturulacak kurul ile iş yerimizde pandeminin ilerleme durumuna ilişkin alınacak kararlarının işyeri idareleri ve emekçiler tarafından ivedilikle uygulanmasını ve her aşamada yeni değerlendirmelerin kurul kararlarına geçirilmesini,
  2. İş yerimizde mesai saatlerinin kısaltılarak dönüşümlü çalışmaya geçilmesini,
  3. İş yerimizde bulunan tüm kamu emekçilerine yeteri kadar maske ve Kişisel Koruyucu Ekipman’ın (KKE) ücretsiz olarak sağlanmasını,
  4. İşyerlerimizde çalışma ortamının pandemiye uygun olarak düzenlenmesini,
  5. İş yerimizde bulunan tüm kamu emekçilerine periyodik olarak ücretsiz COVİD-19 testi yapılmasını,

talep eder, en kısa sürede işyerimizde uygulanmaya başlaması için gerekli adımların atılmasını arz ederim.  / …/…/…. (Tarih)

 

 

İMZA

 

AD – SOYAD:

T.C NO :

Sendika üyelerimizin 2020-2021 Eğitim – Öğretim yılında; ikinci nöbet,  istekleri dışında verilecek görevlendirmeler, görev tanımlarına uymayan ve zorunlu tutulan görevleri yapmamalarına v.b. durumlara ilişkin Merkez Yürütme Kurulumuzun aldığı karar

1) Anayasa'da tanımlanan angarya yasağının ihlali niteliğinde, sendikamız üyesi öğretmenlerin mesai saatleri dışında resen görevlendirildikleri hizmet içi eğitimlere, kurslara, seminerlere ve protokoller ve projeler kapsamında yapılacak etkinliklere 2020-2021 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar katılmamaları kararı alınmıştır.

2) Öğretmenlere istekleri dışında verilen ev ziyaretleri ve eğitim koçluğu gibi görev tanımlarıyla uygun olmayan ve hukuka aykırı görevlendirmelerin 2020-2021 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerine getirilmemesi kararı alınmıştır.

3) Sendikamız üyesi öğretmenlere aynı hafta içerisinde verilecek ikinci ve daha fazla nöbet görevlerinin 2020-2021 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerine getirilmemesi kararı alınmıştır.

4) Sendikamız üyesi öğretmenlere, kendi okulları dışında resen verilen pansiyon nöbetlerinin 2020-2021 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerine getirilmemesi kararı alınmıştır.

5) Öğretmenlerin nöbet görevleri arasında yer almayan ancak yapmaya zorlandıkları okul servis araçlarının plakalarının not edilmesi, servis aracı sürücüsünün ve servis aracının kontrol edilmesi; öğrencilerin servis aracından inmesi ve binmesine nezaret edilmesi ve servis araçlarının gelmesine kadar geçen süre içerisinde öğrencilerle beraber beklenmesi şeklinde okul idarelerince verilen görevlerin sendikamız üyesi öğretmenlerce 2020-2021 eğitim-öğretim yılı sonuna kadar yerine getirilmemesi kararı alınmıştır.

6) Mesleki ve Teknik Eğitim Kurumlarında her eğitim-öğretim yılında doldurulan "Öz Değerlendirme Formlarının” 2020-2021 eğitim-öğretim yılı boyunca sendikamız üyesi öğretmenlerce doldurulmaması karan alınmıştır.

7) Kişisel verileri içeren, öğretmenlerin görev tanımı içerisinde yer almayan ve zorunlu tutulan anketlerin sendikamız üyeleri tarafından 2020-2021 eğitim-öğretim yılı boyunca doldurulmaması kararı alınmıştır.

8) Ölçme ve Değerlendirme Merkezleri tarafından öğretmenlerin soru hazırlamak zorunda bırakılmasına karşı sendikamız üyesi öğretmenlerin 2020-2021 eğitim-öğretim yılı boyunca istekleri dışında soru hazırlamaması kararı alınmıştır.

 

Örnek Dilekçe de alınan kararlardan hangisi yapılmayacaksa değiştirilecektir. İkinci nöbet görevi örnek verilmiştir.

Bu karar uyarınca tarafıma aynı hafta içerisinde verilen ikinci nöbet görevini yerine getirmeyeceğimden gerekli önlemlerin alınmasını arz ederim. 

Dilekçe Örneğini İndirmek İçin Tıklayınız

Kararı İndirmek İçin Tıklayınız

 

Salgın Günlerinde Eğitim

Basına ve kamuoyuna

2020-2021 Eğitim öğretim yılına 21 Eylül tarihinde birçok sorun ve eksiklerle başlanmıştır. Öğrencilerimizin büyük bir bölümü uzaktan eğitimle öğrenim hayatlarına başladılar.  Uzaktan eğitimde dahi alt yapı sorunları çözülememiş, birçok öğrencimiz internet bağlantısına sahip olmadığından uzaktan eğitimin dışında kalmışlardır.  EBA da yaşanan sorunlar nedeniyle birçok okul farklı programlardan öğrencileriyle buluşmak zorunda kalmıştır.

Eğitim Sen olarak pandemi sürecinde bilim çevrelerinin de içerisinde yer aldığı bir çalıştay düzenledik,  sürece yönelik görüş ve önerilerimizi hazırladığımız raporla kamuoyuyla paylaşmıştık. Bu raporda yaptığımız tespitlerin ve önerilerin ne kadar değerli olduğu yaşadığımız bu günlerde bir kez daha anlaşılmıştır. Raporda vurguladığımız temel düşünce şöyleydi. Henüz alt yapı sorununu çözememiş, kalabalık sınıfların olduğu bir eğitim sisteminde yüz yüze eğitimin nasıl başlayacağı, başlarsa ne gibi sorunların yaşanacağı bilimsel verilerle açıklanmıştı. Devlet okullarında yüz yüze eğitime geçilmesini hep savunduk. Okulların yüz yüze eğitime hazır hale getirilmesinin hangi şartlarda mümkün olduğunu kamuoyuyla paylaşmıştık. Bir kez daha vurgulamak gerekirse, okullara yeterli ödenek ayrılmasını, hijyen koşullarının sağlanması, sınıfların salgın koşullarına uygun hale getirilmesi ve ortaya çıkacak öğretmen ihtiyacının yeni atamalarla karşılanmasını talep etmiştik.

Bugün birçok okul yüz yüze eğitime geçmiş bulunuyor. İlkokul 1. Sınıflarla başlanan seyreltilmiş sınıflar ve devirli olarak okula geliş şeklinde başlayan yüz yüze eğitim, bugün genişletilerek yaygınlaştırılmaya başlanmıştır. Ancak okullardaki sorunların hiç biri çözülmemiştir. Adana’da hiçbir okula pandemi sürecinde gerekli tedbirlerin alınmasına yönelik bir ek ödenek gönderilmemiştir. Okullardan kendi olanaklarıyla pandemi için tedbir alınması istenmektedir. Hayırsever vatandaşların bağışı ve öğrenci velilerinden toplanacak parayla dezenfekte malzemesi, maske, ateş ölçer, vs sağlık malzemesinin alınması beklenmektedir. Sınıfların seyreltilmesine karşın mevcut sınıfların kalabalık oluşları gerekli sosyal mesafenin oluşmasına olanak tanımamaktadır. Öğrenciler dönemli okula gelse dahi yüzlerce öğrenci aynı zamanda bir araya gelmekteler, bu durumun sağlıklarını olumsuz yönde etkileyeceği aşikârdır.  Yaz dönemi yapılması gereken okul tadilatları tam da yüz yüze eğitime geçtiğimiz bu günlerde yapılmaktadır. Seyhan ilçesindeki Toros İlkokulu ve Ceyhan da Gazi ortaokulu tadilata sokularak komşu okullarda yüz yüze eğitim sürdürülmektedir. Yüreğir’de 500 öğrencisi olan Yunusoğlu Damar Arıkoğlu İlkokulu ve Doğankent deki bütün okullar özellikle 750 öğrencili Doğankent Anadolu Lisesi köy okuluna dönüştürülmüş bu kapsamda değerlendirilerek 5 Gün eğitim öğretim yapmaya başlamıştır. Köy okullarının yüz yüze eğitime geçmesi aynı zamanda taşımalı eğitimde yaşanacak sorunları da gündeme getirmiştir. Taşımalı olarak eğitimine devam eden hiçbir öğrencimiz mağdur edilmemelidir.

Değerli Basın emekçileri;

Uzaktan eğitim-öğretime sabah başlayıp, akşam geç saatlere kadar fedakârca görevini yapan eğitim emekçileri yüz yüze eğitimin başlamasıyla aynı fedakârlık anlayışıyla görevini sürdürüyor. Ne yazık ki görevini her platformda sürdüren öğretmen arkadaşlarımız ek ders ücretlerinde sorunlar yaşamaktadır.  MEB‘in merkezi ve düzenleyici kararlar almaması sonucu, ek ders ücreti ödemelerinde ilçeden ilçeye, okuldan okula farklı ödemeler yapılmaktadır. EBA ve ZOOM üzerinden aynı dersi anlatan öğretmenler arasında yaşatılan ek ders ödemeleriyle ilgili farklara son verilmelidir. Öğretmenlerin beklentilerine uygun ve lehlerinde bir an önce ortak bir standart oluşturulmalıdır.

12 Mart’tan sonra uygulanan ek ders ödemelerine uygun olarak öğretmenlerin üzerine tanımlanan ders saati kadar ek ders ücreti ödenmesi gerekmektedir. Teknolojik bağlantı sorunları nedeniyle ek ders kesintisi yapılamaz. Bu durumu yaşayan öğretmenlere ek derslerinin ödenmesi gerekir. Uzaktan online üzerinden çalışmalarını yürüten rehber öğretmenler ve diğer öğretmen arkadaşlarımızın ek ders ücretleri ödenmelidir. Ek ders ücreti ödemelerinde yaşanan karmaşanın bir an önce son bulmasını bekliyoruz.

Öğretmen arkadaşlarımıza istekleri dışında ikinci nöbet görevi verilmesi doğru değildir. Eğitim Sen bu ve buna benzer angaryalara karşı karar almıştır. Hiçbir öğretmen arkadaşımız istekleri dışı angaryaya zorlanamaz.

Öğretmenleri mesai saatleri dışında ve hafta sonlarında ders yapmaya zorlayan her türlü uygulamadan vazgeçilmelidir.

Eğitim Sen olarak, bu süreçte öğrencilerimizin ve öğretmenlerimizin yaşayacakları, her türlü olumsuzluğun ve hak gasplarının karşısında olmaya devam edeceğiz. 13.10.2020

Eğitim-Sen Adana yürütme kurulu adına

Hüseyin KAYA

Şube Başkanı

EMEK-BARIŞ ve DEMOKRASİ MÜCADELESİ KAZANACAK!

10 Ekim Katliamı’nın üzerinden beş yıl geçti…

“Savaşa İnat, Barış Hemen Şimdi” diyenlere düşmanca saldırdılar. Türkiye’nin dört bir yanından gelen on binlerce kişinin katılımıyla gerçekleşen Emek, Barış ve Demokrasi Mitingimize savaştan, gerilimden, kaostan, kutuplaşmadan beslenen karanlık odaklar katliamla cevap verdiler.

103 insanımızı yitirdiğimiz, yüzlerce insanımızın fiziksel, yüzbinlerce insanımızın ruhsal olarak yaralandığı 10 Ekim katliamı, emek, barış ve demokrasi uğruna ödenen ağır bedellerden sadece biridir.

10 Ekim katliamı, 6 Haziran Diyarbakır ve 20 Temmuz 2015 Suruç katliamlarıyla başlayan ve ardı ardına gelen IŞİD saldırılarının bir parçasıdır. Başta 10 Ekim katliamı olmak üzere 7 Haziran 2015 ve 1 Kasım 2015 seçimleri arasında bunca katliamın neden yaşandığının cevabı verilmeden 10 Ekim katliamının arka planı aydınlatılamayacaktır.

Katliam sonrası anket yapıp oylarının ne kadar arttığını araştıranların, “Kokteyl örgüt” diyerek davayı sulandıranların, yol kontrollerini kaldırarak katillere adeta koridor açanların, saldırı olacağı istihbaratını tertip komitesinden gizleyenlerin, patlamaların ardından birçok kişinin yaşamını yitirmesine neden olan gaz sıkma emri verenlerin, ambulansların geç gelmesinin sorumlusu olanların, güvenlik tedbiri almayanların katliamdaki rolü ortaya çıkarılmadıkça, asıl failler yargılanmadıkça 10 Ekim dosyası kapanmayacaktır.

1 Mayıs katliamından Maraş katliamına, Bahçelievler katliamından Sivas katliamına, bu ülkenin katliamları ile hesaplaşmak için mücadele verenlerin karşısına çıkarılan duvarları ve engelleri biliyoruz. Ne yaparlarsa yapsınlar, ne duvarlar örerlerse örsünler, o duvarı yıkacak tuğlaları çekip çıkaracağımızdan kimse kuşku duymamalıdır.

10 Ekim katliamında rolü olan, görevini ihmal eden, katliama yol veren ve emir veren tüm sorumlular yargılanana ve hak ettikleri cezayı alana kadar öfkemizi diri tutacağız. Katliamın unutturulmak istenmesine izin vermeyeceğiz. Katledilen arkadaşlarımızın hesabını mutlaka soracağız.

DİSK-KESK-TMMOB ADANA BAROSU ve TTB olarak; 10 Ekim Ankara katliamının beşinci yıldönümünde sözümüzü bir kez daha yineliyoruz: Bu toprakları katliamlarla, faili meçhul cinayetlerle anılmaktan çıkararak barış ve demokrasiyle taçlandıracak, emeğin ve bir arada yaşama iradesinin egemen olduğu Türkiye’yi yitirdiğimiz canlarımıza, yoldaşlarımıza, 103 karanfilimize armağan edeceğiz.

DİSK KESK TMMOB ADANA BAROSU VE TTB

Eğitim Sen Adana Şube “5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü” vesilesiyle yazılı basın açıklaması gerçekleştirdi. Şube yönetim Kurulu adına basın açıklaması yapan Hüseyin KAYA;

Dünya Öğretmenler Günü’nün geçmişi, uluslararası öğretmen örgütlerinin katkılarıyla 5 Ekim 1966 tarihinde ILO ve UNESCO tarafından ‘Öğretmenlerin Statüsüne İlişkin Tavsiye Kararı’nın alınmasına dayanmaktadır. Tüm dünya öğretmenleri için önemli olan bu tarihi karar, öğretmenlerin toplumsal statüsü ve haklarına yönelik önemli ve tarihi bir adım olmuştur. 5 Ekim, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü UNESCO ve ILO tarafından 1994 yılında Dünya Öğretmenler Günü olarak ilan edilmiştir. 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü, Türkiye’den sadece Eğitim Sen’in üyesi olduğu Eğitim Enternasyonali’ne üye yüzden fazla ülkede eş zamanlı olarak kutlanmaktadır. 

Hüseyin KAYA; “Aydınlık yarınlar öğretmenlerin ellerinde şekillenecektir. 5 Ekim Dünya Öğretmenleri Gününü kutlamanın heyecanı içerisindeyiz. Eğitim Enternasyonali’nin Türkiye’deki tek üyesi olan Eğitim-Sen, bu yıl da yaşadığımız ağır sorunlarla birlikte dünya öğretmenler gününü kutluyor. Salgın koşullarında bir araya gelemesek de, birçok platformda aynı duygu ve heyecanla 5 Ekim’i kutlayacağız. Salgın koşullarında dahi görevini sorumluluk anlayışıyla eksiksiz yerine getirme çabası içerisinde olan öğretmen arkadaşlarımızı kutluyoruz. Uzaktan da olsa öğrencilerimizle buluşuyor, ellerinden tutmaya çalışıyoruz. Sayın bakanın öğretmenleri bütçe yükü olarak görmesine, dışarda öğretmenlik mesleğine yönelik olumsuzluklara rağmen görevimizi sorumluluk anlayışımızla sürdürüyoruz.”dedi

     Her yıl olduğu gibi bu 5 Ekimde de sorunlarımızın çözülmesini bekliyoruz.

   Taleplerimiz :

  • Eğitime ek bütçe, okullarda yüz yüze eğitime geçilmesi için gerekli koşulların sağlanması,
  • Öğretmenler arasındaki kadrolu, sözleşmeli, uzman vs. farkların ortadan kaldırılması. 
  • Eğitimin her alanında öğretmen katılımı ve görüşlerinin dikkate alınması
  • Yaşam koşullarımızın düzeltilmesi, yaşanabilir ücret artışı
  • 3600 ek göstergenin verilmesini
  • Haklarında yargı kararı olmaksızın işten atılan KHK öğretmenlerin görevine iade edilmesi
  • Atması yapılmayan öğretmenlere kadro açılması
  • Eğitim-Sen bilimsel, laik, kamusal, nitelikli eğitimin gerisinde kalan her türlü eğitim anlayışına karşı mücadele etmeyi tarihi bir sorumluluk olarak görmektedir.
  • Çalışma yaşamında kadına yönelik cinsiyetçi bakış açısı değişmeli, terfi ve atamalarda eşitlikçi davranılmalıdır.

Kaya; “Türkiye’nin dört bir yanında fedakârca görev yapan öğretmenleri, eğitim ve bilim emekçilerini mesleğine ve haklarına yönelik saldırılara, krizin faturasının sırtımıza yıkılmasına karşı birlikte mücadele etmeye, haklarımıza ve geleceğimize sahip çıkmaya çağırıyoruz.

Eğitim Sen olarak, bizlere dayatılan her türlü haksız ve hukuksuz uygulamanın eğitim ve bilim emekçilerinin birleşik, örgütlü mücadelesiyle kırılabileceğine inanıyor, yaşadığımız tüm baskılara ve olumsuzluklara rağmen öğretmenlerimizin, eğitim ve bilim emekçilerinin 5 Ekim Dünya Öğretmenler Günü’nü kutluyoruz. “dedi

11. Olağan Genel Kurulunu gerçekleştiren Eğitim sen Adana Şubesi görev dağılımını yaptı.
Şube binasında yapılan basın açıklaması ile yeni yönetimini tanıtan Eğitim Sen Adana Şube’si yönetim kurulu, örgütlülüğü, mücadeleyi ve birlikteliği daha ileri bir noktaya taşıma sorumluluğu ile hareket edeceklerini söyledi.


Yeni yönetim kurulunda Şube Başkanı Hüseyin KAYA, Şube Sekreteri Süleyman KAVUNCUOĞLU, Kadın... Sekreteri Buket ALTINOK, Örgütlenme Sekreteri Ulaş Yoldaş BAZO, Hukuk Sekreteri Cemil ÖZEN, Eğitim Sekreteri Seçil SÖNMEZ ve Mali Sekreter Emine Soncu TUNÇ oldu.


'EMEK VE DEMOKRASİ MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ'


Yeni yönetimde Şube Başkanı görevini sürdürecek Hüseyin KAYA; yönetim kurulu adına yaptığı açıklamada önceki dönem yönetim kurulunda yer alan arkadaşlarına teşekkür ederek, Eğitim Sen geçmişi mücadelelerle dolu bir emek örgütüdür. Her kongreden sonra olduğu gibi bu kongrede de güç tazeleyerek mücadelesini yükselten bir örgüt olmuştur. Yürütmeye yeni seçilen arkadaşlarımız Eğitim Sen güneşini daha da yükseltecektir.” dedi,
Kaya; İçinde bulunduğumuz dönem demokratik hak ve özgürlüklerin sınırlandırıldığı, en küçük hak aramanın engellendiği bir dönemdir. Ağır ekonomik krizin etkisi her geçen gün hissediliyor, bu durumdan eğitim emekçileri yaşamların her alanlarında olumsuz etkileniyorlar.
Eğitimin bilimsellikten laiklikten uzaklaştırıldı, dini temellerle yeniden şekillendirildiği ve tarikatlarla yapılan protokollerin yapıldı,
Eğitim de özelleştirmenin yaygınlaştırılmasıyla, fırsat eşitsizliği emekçi çocukların aleyhine derinleştirildiği,
Kadın emekçilerin cinsiyet ayrımcı, sosyal ve iş yaşamında baskılara maruz kaldığı,
Son olarak MEB’in ve içişleri bakanlığının tartışmalı kararlara imza attığını görüyoruz. MEB uygulamalı eğitim yapan lise türlerini meslek derslerini 5 Ekimden itibaren yüz yüze yapılması kararı alırken aynı zamanda içişleri bakanlığı 1 Aralığa kadar bütün kurumların sosyal etkinliklerini yasaklıyor.


Bu çelişkili durum eğitim gören çocuklarımızın sağlığını tehlikeye atacağı bir dönemdir.”dedi


Kaya; Her türlü baskı ve cezalara, İhraç, açığa alma, sürgün ve disiplin cezalarına karşı Eğitim Sen’in eğitim emekçilerinin gür sesi; parasız, bilimsel, laik, demokratik, anadilinde eğitimin tek savunucusu olduğunu ifade eden Kaya, “Bedeli ve sonucu ne olursa olsun Eğitim Sen’in meşruluğunu ve var oluş ilkelerini asla tartıştırmayacağız. Ülkenin çağdaş, aydınlık yüzü olmaya devam edeceğiz. İşyeri eksenli çalışmalarımızı sürekli kılarak, eğitim emekçilerinin talep, öneri ve eleştirileri çerçevesinde faaliyet ve etkinliklerimizi emek ve demokrasi mücadelesiyle birleştirerek sürdüreceğiz” dedi

10 EKİM’İ UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!