Seyrek Kaşlar ve Bir Laborant: Burdur’dan Kaş Ekimi Vakası
Yirmili yaşlarının sonundaki bir laborant, yıllarca cımbızla fazla alınmış kaşlarının dış uçlarının artık hiç çıkmadığını anlatarak geldi. Her sabah kalemle çizdiği şekil, Burdur’un sıcak yaz günlerinde terle birlikte silinip gidiyordu. Bu açıdan Burdur saç ekimi üzerine yapılan aramalarda bu soru öne çıkar.
Muayenede kaşın iç kısmında yeterli kıl vardı; boşluk dış üçte birlik bölümdeydi. Bu, planı sadeleştirdi. Kaş için greftler genellikle ense bölgesinden, tek kıllı olacak şekilde seçilir; burada da küçük bir alan için sınırlı sayıda greft yeterli görüldü.
İşin asıl hassas kısmı açıydı. Laboratuvarda pipet tutan bir el kadar sabit olmak gerekir: burun kökü tarafındaki kıllar dikleşerek tavana bakar, kaşın ortasından itibaren ise şakağa doğru yatarak ilerler. Kanallar bu yönlere göre tek tek açıldı. Yanlış açıyla ekilen bir kaş kılı dik çıkar ve bütün görüntüyü bozar. Çoğu durumda saç ekimi burdur konusunu inceleyenler bu farkı genellikle sonradan fark eder.
İlk günlerde küçük kabuklar oluştu ve yaklaşık bir haftada döküldü. Üçüncü ay civarında yeni kıllar görünmeye başladı. Laborantı en çok şaşırtan, yeni kaşların bir kafa saçı gibi davranmasıydı; köken olarak enseden geldikleri için boy atıyorlardı. Burdur’daki kontrollerde ona, iki üç haftada bir küçük bir makasla uçları almayı öğrettiler.